Başvuru
PAF programından ilk önce okul kantininde elime geçen bir broşür ile haberdar olduğumu hatırlıyorum.
İşe alım sürecinde böylesine uzun bir kurgu ile ilk defa karşılaşmıştım. Programın detaylarını öğrendiğimde, aslında programın bir işe alım kurgusu olmadığını, asıl amacının seçilen öğrencilere; iş hayatına girmelerini kolaylaştıracak, yıllarca çalışarak tecrübe edebilecekleri kazanımları sağlayacak bir uygulama olduğunu gördüm. İşe alım ise, eğitim sonucunda tarafların ortak faydası mümkün olursa gerçekleşen bir sonuçtu. İleride çalışmak istediğim az sayıdaki şirketten birinde, böyle bir programa dahil olmak benim için çok önemli bir fırsattı.
Seçim süreci CV gönderimi, telefon mülakatı, yüz yüze mülakatlar, yetenek testleri ve uzun grup mülakatlarından oluşmaktaydı. Süreç oldukça netti ve geri dönüşler söz verilen zamanlarda, söz verildiği şekilde olmuştu. PAF takımına seçildiğimi duyduğumda ise şaşırmıştım açıkçası, çünkü grup mülakatımda çok aktif olmadığımı düşünüyordum. Ama PAF’a kabul görüşmemizde, mülakatta tüm yaptıklarımın, konuştuklarımın, bunların ne anlam ifade ettiğinin bana aktarılmasından sonra, aslında ne kadar bilinçli bir seçim sürecinden geçtiğimizi daha iyi anladım. O görüşme sonunda gelişim alanlarım ve güçlü yanlarımı anlatan, geliştirmem ve öne çıkarmam gereken özelliklerimi belirten bir raporla karşılaştığımda ise seçim sürecinin aslında çok bilimsel argümanlara dayandığını fark ettim.
Gelişim programında ise, profesyonel hayatta bize çok faydalı olacak birçok eğitime katıldık. Cumartesi günlerimizi de bu eğitimlere verdik ama aslında verdiğimizden çok daha fazlasını aldığımızın farkındaydık. Çünkü her hafta konusunda uzman eğitimciler ve yöneticiler iyi kurgulanmış ve tasarlanmış bir eğitim programı dahilinde tüm günlerini bize ayırıyor, teori ile pratik arasındaki ilişkiyi çok net bir şekilde görmemize yardımcı oluyorlardı.
Eğitimlerin ikinci aşaması olan, iş başında eğitim sürecine başladığımda daha önceki iş veya staj tecrübelerimden çok farklı bir ortamla karşılaştım. Birinci günden itibaren, bizleri birer Turkcell’li olarak kabul eden, sürekli yardımcı olmaya çalışan, iş paylaşımı yaparken kişilerin hedeflerine de çok dikkat eden ve en önemlisi birbirine çok açık olan çalışanlardan oluşan bir takımla karşılaştım. Turkcell, çalışanları için katı kurallar koymayan çünkü bu kuralları gerektirmeyecek derecede sorumluluk sahibi çalışanlardan oluşan bir şirket. Bence sürekli yenilerinin eklendiği yaratıcı fikirlerin, yenilikçi uygulamaların, çevik aksiyonların da en büyük dayanağı sahip olduğu iş gücü ve onları mümkün olduğunca serbest bırakan çalışma ortamı. Sahip olduğu değerler ile Turkcell başarılı ve mutlu bir aile ve tüm çalışanlar böyle bir aileye sahip olduğu için çok şanslı! Turkcell içerisinde biz hala PAF olarak anılıyoruz ve bundan gurur duyuyoruz
Hüseyin Savaş – Katma Değerli Servisler – Mobil Pazarlama
" />
Flash Player yüklemek için tıklayın 
