OCR için “fiziksel belgeleri dijital dünyaya taşıyan bir köprü” denebilir. Bu teknoloji, basılı metinleri ve görsel üzerindeki yazıları, aranabilir ve düzenlenebilir verilere dönüştürüyor. Kağıt yığınları arasında kaybolan bilgiler, OCR sayesinde anında erişilebilir ve anlamlı hale geliyor.
Optik Karakter Tanıma, dijital dönüşümün önemli adımlarından biri. Bu teknoloji, bir görüntü dosyası üzerindeki metinleri tanıyor. Tanınan metni, makine tarafından okunabilir ve işlenebilir bir metin formatına çeviriyor. Bir tarayıcıdan, çok fonksiyonlu yazıcıdan veya akıllı telefon kamerasından alınan görüntü, OCR yazılımı tarafından analiz ediliyor. Yazılım, görüntüdeki pikselleri, harfleri, rakamları ve sembolleri tanımlıyor. Sonrasında bu karakterleri dijital bir metin belgesine aktarıyor.
OCR, veri girişinin manuel olarak yapılmasının getirdiği zaman kaybını ve yüksek hata payını ortadan kaldırıyor. Bu yazılımla belgelerin dijitalleştirilmesi, arşivlenmesi, içinde arama yapılması ve paylaşılması çok daha hızlı ve zahmetsiz. Finanstan sağlığa, lojistikten eğitime kadar her sektör, operasyonel verimliliğini artırmak için bu teknolojiden yararlanıyor. OCR bilgiyi kilitli olduğu fiziksel formattan kurtararak daha dinamik bir iş dünyasının kapılarını açtı.
OCR Neden Ortaya Çıktı?
OCR teknolojisi bilgiyi erişilebilir ve yönetilebilir kılmak gibi temel bir ihtiyaca cevap vermek için geliştirildi. Dijital çağ öncesinde, kurumsal ve bireysel arşivin tamamı kağıt üzerindeydi. Kitaplar, sözleşmeler, faturalar, hasta kayıtları ve devlet arşivleri devasa depolarda saklanıyordu. Bu arşivlerde belirli bir bilgiyi bulmak saatler süren bir iş yükü demekti.
İş dünyası ve kurumlar büyüdükçe, üretilen belge miktarı ve buna bağlı olarak harcanan zaman arttı. Bu yığınlarla başa çıkmanın tek çözümü hala manuel veri girişiydi. Bu yöntem yavaş, yüksek maliyetli ve insan hatasına fazlasıyla açıktı. Bilgiyi dijital ortama aktarma zorunluluğu, bir otomasyon ihtiyacının ürünü olarak OCR'ı doğurdu. Verimlilik ve hız arayışı, OCR'ın gelişimini tetikleyen ana motivasyon oldu.
OCR Nasıl Çalışır?
OCR bir görüntüyü analiz ederek metne dönüştüren çok adımlı bir süreç olarak işliyor. Bu süreç, yazılımın görüntüyü nasıl gördüğü ve anlamlandırdığı üzerine kurulu. Her adım, bir sonrakinin başarısını doğrudan etkiliyor.
Görüntü Alımı (Image Acquisition)
Tüm süreç, belgenin dijital bir kopyasının oluşturulmasıyla başlıyor. Bunun için fiziksel bir belge, tarayıcı veya çok fonksiyonlu bir yazıcı kullanılarak taranıyor. Görüntü ne kadar net ve yüksek çözünürlüklü olursa, tanıma oranı o kadar yüksek oluyor. Genellikle 300 DPI ve üzeri çözünürlük aranıyor. Artık akıllı telefon kameraları da yüksek çözünürlüklü görüntüler aldığı için güçlü birer OCR olarak kullanılabilir.
Ön İşleme (Pre-processing)
Bu aşama, tanıma doğruluğunu artırmak için son derece önemli. Girdi görüntüsü çoğu zaman yetersiz kalıyor. Bu noktada devreye giren ön işleme, görüntüyü OCR motoru için optimize ediyor:
Görüntü, şu yöntemlerle optimize ediliyor:
- Düzeltme (Deskewing): Taranmış belge eğri ise yazılım bunu algılıyor ve metin satırlarını yatay olarak hizalıyor.
- Gürültü azaltma (Despeckling): Görüntüdeki istenmeyen noktalar, lekeler veya karıncalanma temizleniyor.
- İkili formata çevirme (Binarization): Görüntü, net bir şekilde siyah ve beyaz piksellere ayrıştırılıyor. Bu, karakterlerin arka plandan net bir şekilde ayrışmasını sağlıyor.
- Düzen analizi (Layout Analysis / Zoning): Yazılım, sayfayı analiz ediyor. Metin bloklarını, görselleri, tabloları ve sütunları ayrı ayrı bölgeler olarak tanımlıyor. Bu sayede metnin doğru akış sırası belirleniyor.
Karakter Tanıma (Recognition)
Ön işlemesi tamamlanan görüntüdeki metin bölgeleri, OCR motoruna gönderiliyor. Motor, karakterleri tanımak için iki temel yaklaşımdan birini veya her ikisini birden kullanıyor:
- Kalıp eşleştirme (Pattern Matching): Bu, daha eski bir yöntem. Yazılım, önceden tanımlanmış bir karakter kütüphanesine sahip. Görüntüdeki karakteri, kütüphanesindeki en benzer kalıpla eşleştirmeye çalışıyor. Belirli bir yazı tipiyle eğitildiğinde hızlı çalışsa da yeni veya alışılmadık fontlarda başarısız olabiliyor.
- Özellik çıkarımı (Feature Extraction / ICR): Modern OCR sistemleri ICR (Intelligent Character Recognition) yöntemini kullanıyor. Yazılım, karakterleri bir kalıp olarak değil, onları oluşturan özellikler olarak analiz ediyor. "T" harfini, "bir dikey çizgi ve onun üstündeki yatay çizgi" olarak öğreniyor. Bu yöntem farklı yazı tiplerine, boyutlara ve hatta okunaklı el yazısına karşı çok daha esnek ve başarılı sonuçlar veriyor.
Son İşleme (Post-processing)
Tanıma işlemi tamamlandıktan sonra, ham metin bir dizi düzeltme ve zenginleştirme adımından geçiyor.
- Bağlamsal düzeltme: OCR motoru, tanıdığı karakterleri bir araya getirerek kelimeler oluşturuyor. Bu kelimeler, yerleşik bir sözlükle karşılaştırılıyor. Eğer yazılım bir kelimeyi "Otomob!l" olarak okuduysa, son işleme adımı bunun "Otomobil" olması gerektiğini anlıyor ve otomatik olarak düzeltiyor.
- Formatlama: Cümle yapıları, paragraflar ve bazen temel formatlama (kalın, italik) korunuyor.
- Çıktı oluşturma: Sonuç, kullanıcının ihtiyacına göre farklı formatlarda sunuluyor. Bu, düz bir metin, düzenlenebilir bir Word belgesi, bir Excel tablosu veya en yaygın kullanımıyla Aranabilir PDF olabiliyor. Aranabilir PDF, orijinal belgenin taranmış görüntüsünü koruyor ancak arka plana görünmez bir metin katmanı ekliyor. Bu sayede kullanıcılar, belgenin içinde anahtar kelime araması yapabiliyor ve metni kopyalayabiliyor.
OCR ile Neleri Dönüştürebilirsiniz?
OCR teknolojisinin uygulama alanı, basılı bir kitaptan sokaktaki bir tabelaya kadar çok geniş bir alanı kapsıyor. Metin içeren hemen her türlü fiziksel veya dijital görüntü işlenebiliyor.
- Basılı belgeler: Kitaplar, dergiler, gazeteler ve kullanım kılavuzları. Bu sayede dev kütüphaneler dijitalleştirilerek çevrimiçi erişime açılıyor.
- Daktilo edilmiş dokümanlar: Eski sözleşmeler, arşiv kayıtları, yasal belgeler ve akademik tezler.
- Faturalar ve makbuzlar: Muhasebe departmanları için kritik öneme sahip bu belgeler, otomatik olarak sisteme girilebiliyor. Fatura tutarı, tarihi, vergi numarası gibi veriler çıkarılıyor.
- Formlar: Başvuru formları, anketler, sigorta poliçeleri ve hasta kayıt formları, otomatik olarak ilgili veritabanına aktarılıyor.
- Kartvizitler: İletişim bilgileri manuel olarak girilmeden, doğrudan taranarak dijital kişi listelerine eklenebiliyor.
- El Yazısı (ICR): Modern sistemler (ICR - Intelligent Character Recognition), düzgün ve okunaklı el yazılarını da yüksek doğrulukla tanıyabiliyor. Özellikle formların el ile doldurulmuş "Ad-Soyad" veya "Tutar" gibi alanları için kullanılıyor.
- Ekran görüntüleri ve görseller: OCR sadece taranmış belgeler için kullanılmıyor. Bir web sayfasının ekran görüntüsü veya sunum slaytı da dönüştürülebiliyor.
- Tabelalar, etiketler ve menüler: Mobil uygulamalar, kamera aracılığıyla bir tabelayı veya restoran menüsünü tarayarak anında metni algılıyor. Bu, özellikle dil çevirisi uygulamaları için temel bir fonksiyon olarak çalışıyor.
- Araç plakaları (ANPR): Otoyol ve otopark sistemlerinde kullanılan Plaka Tanıma Sistemleri (ANPR/LPR), hızla hareket eden araçların plakalarını okumak için özelleşmiş bir OCR türü olarak kullanılıyor.
Günlük Hayattan Kullanım Örnekleri
OCR teknolojisi, genellikle arka planda çalışıyor ve bizler farkında bile olmadan günlük hayatın birçok noktasında kullanılıyor.
- Mobil tarama uygulamaları: Akıllı telefonlar, en yaygın OCR kullanım araçları haline geliyor. Bir öğrenci, ders notlarını veya kitaptan bir sayfayı telefon kamerasıyla tarayarak düzenlenebilir bir metne dönüştürebiliyor.
- Dil çevirisi: Yurt dışı seyahatlerinde, telefon kamerasını yabancı dilde bir menüye veya trafik tabelasına tutmak yeterli oluyor. OCR, metni tanıyor, çeviri motoruna gönderiyor ve çevrilen metni gerçek zamanlı olarak ekran görüntüsünün üzerine yerleştiriyor.
- Dijital arşivleme: Evdeki eski makbuzlar, faturalar veya garanti belgeleri taranarak dijitalde saklanabiliyor. Aranabilir PDF özelliği sayesinde "Buzdolabı Garanti Belgesi" yazarak saniyeler içinde belgeye ulaşılmak mümkün oluyor.
- Bankacılık işlemleri: Mobil bankacılık uygulamalarındaki çek okuma veya IBAN tarama özelliklerinde kullanılıyor. Fatura öderken kamerayı sayacın üzerindeki seri numarasına tutmak veya kredi kartı bilgilerini kamerayla taratmak da bu teknolojiyle mümkün.
- Erişilebilirlik: Görme engelli bireyler için OCR hayati bir araç olabiliyor. Metin okuma uygulamaları bir kitabın sayfasını, bir restoran menüsünü veya gelen bir mektubu OCR ile tarıyor. Ardından elde edilen metni sesli olarak (Text-to-Speech) kullanıcıya okuyor.
Günlük Hayattan Pratik OCR Uygulamaları
Uygulama Alanı | Senaryo | Sağladığı Kolaylık |
Mobil çeviri | Yabancı bir ülkedeki restoran menüsünü veya uyarı levhasını okumak. | Kamerayı kullanarak anında çeviri alma, dil engelini ortadan kaldırma. |
Mobil bankacılık | Kredi kartı bilgilerini sisteme girmek veya IBAN numarasını paylaşmak. | Kamerayla kartı/IBAN'ı tarayarak bilgileri hatasız ve hızlı bir şekilde aktarma. |
Dijital arşiv | Eski faturaları, sözleşmeleri veya garanti belgelerini saklamak. | Belgeleri aranabilir PDF olarak kaydetme, fiziksel yer tasarrufu ve hızlı erişim. |
Erişilebilirlik | Görme engelli bir bireyin basılı bir mektubu veya kitabı okuma ihtiyacı. | Uygulamanın metni tarayıp sesli olarak okuması, bilgiye erişim eşitliği. |
Rehber yönetimi | Toplantıda alınan bir kartviziti telefona kaydetmek. | Kartviziti tarayarak isim, telefon, e-posta gibi bilgileri doğrudan rehbere aktarma. |
İşletmeler için OCR
İşletmeler için OCR, maliyet azaltma, operasyonel verimlilik artışı ve otomasyonun anahtarı durumunda. Manuel veri girişine harcanan binlerce saatlik işgücü, OCR ile otomatize edilebiliyor. Bu durum, çalışanların rutin veri girişi yerine daha katma değerli ve analitik işlere odaklanmasını sağlıyor.
- Muhasebe ve finans (Fatura otomasyonu): İşletmelerin en çok kullandığı alanlardan biri bu. Gelen kağıt veya PDF faturalar otomatik olarak taranıyor. OCR yazılımı, fatura tarihi, fatura numarası, tedarikçi bilgisi, KDV tutarı ve genel toplam gibi kritik verileri otomatik olarak çıkarıyor. Bu veriler, doğrudan muhasebe sistemine (ERP) aktarılıyor. Bu süreç, ödeme döngülerini hızlandırıyor, gecikme cezalarını önlüyor ve manuel giriş hatalarını sıfıra indiriyor.
- İnsan kaynakları (Özgeçmiş tarama): İşe alım süreçlerinde gelen yüzlerce özgeçmiş, OCR ile taranarak standart bir formata getiriliyor. Adayın iletişim bilgileri, eğitim geçmişi, önceki iş deneyimleri ve yetkinlikleri otomatik olarak İK yazılımına veya Aday Takip Sistemi'ne (ATS) kaydediliyor.
- Lojistik ve tedarik zinciri: Taşıma irsaliyeleri, gümrük beyannameleri ve teslimat belgeleri OCR ile dijitalleştiriliyor. Malların takibi hızlanıyor, envanter yönetimi gerçek zamanlı hale geliyor ve gümrük süreçlerindeki gecikmeler azalıyor.
- Hukuk büroları ve yasal departmanlar: Binlerce sayfalık dava dosyaları, eski sözleşmeler ve içtihat metinleri taranarak aranabilir hale getiriliyor. Avukatlar, belirli bir maddeyi, ismi veya anahtar kelimeyi saniyeler içinde tüm arşivde arayabiliyor.
- Sağlık Sektörü: Hasta kayıtları, doktor raporları, laboratuvar sonuçları ve reçeteler dijital ortama aktarılıyor. Hastanın tüm tıbbi geçmişine, farklı sistemlerden bile gelse, anında ve tek bir yerden erişim sağlanıyor. Bu, teşhis ve tedavi süreçlerini hızlandırıyor.
- Bankacılık ve sigortacılık (Müşteri kabul): Yeni müşteri hesap açılışı süreçleri, OCR ile hızlanıyor. Müşterinin kimlik belgesi kamerayla taranıyor. OCR, fotoğraftaki tüm bilgileri otomatik olarak tanıyor ve sistemdeki ilgili alanlara dolduruyor. Bu, hem yüz yüze hem de dijital kanallarda işlem süresini dakikalara indiriyor.
Sektörlere Göre OCR Kullanım Alanları ve Verimlilik Katkısı
Sektör | OCR Kullanım Alanı | Sağladığı Değer / Verimlilik |
Bankacılık / finans | Müşteri kimlik doğrulama (KYC), çek işleme, fatura otomasyonu. | Manuel veri girişini yüzde 90+ azaltma, müşteri kabul sürecini dakikalara indirme. |
Sağlık | Hasta kayıt formları, laboratuvar sonuçları, doktor raporları ve reçeteler. | Hasta verilerine anında erişim, teşhis hızını artırma, tıbbi hata riskini azaltma. |
Lojistik / Tedarik zinciri | İrsaliye, konşimento, gümrük beyannameleri ve teslimat kanıtı (PoD). | Tedarik zinciri görünürlüğünü artırma, envanter yönetimini iyileştirme, faturalamayı hızlandırma. |
Sigortacılık | Hasar tespit formları, sigorta poliçeleri, başvuru belgeleri. | Hasar değerlendirme sürecini hızlandırma, sahtecilik tespitini kolaylaştırma, poliçe yönetimini otomatikleştirme. |
Perakende | Envanter yönetimi (etiket okuma), makbuz işleme, müşteri sadakat formları. | Stok takibini otomatikleştirme, iade süreçlerini basitleştirme, müşteri verilerini zenginleştirme. |
Hukuk | Sözleşme analizi, dava dosyaları, e-Keşif (e-Discovery). | Binlerce sayfalık belgede anında anahtar kelime arama, yasal inceleme sürelerini kısaltma. |
OCR Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
OCR teknolojisi son derece güçlü olsa da başarısı büyük ölçüde girdi kalitesine bağlı. Yüksek doğruluk ve verim elde etmek için bazı faktörlere dikkat etmek şart..
- Görüntü kalitesi ve çözünürlük: Başarının ilk ve en önemli kuralı bu. Düşük çözünürlüklü (DPI - Dots Per Inch), bulanık, gölgeli veya düşük kontrastlı görüntüler, OCR motorunun hata yapmasına neden olur. Belgeler mümkün olan en yüksek netlikte ve genellikle en az 300 DPI çözünürlükte taranmalı.
- Metin kalitesi ve düzeni: Çok karmaşık sayfa düzenleri, iç içe geçmiş metin kutuları, süslü yazı tipleri veya çok küçük puntolar tanıma işlemini zorlaştırabilir. Aynı şekilde, metnin arka planla çok benzer bir renkte olması da sorun yaratır.
- Dil desteği: OCR yazılımının, taranan belgenin dilini desteklemesi gerekiyor. Özellikle Türkçe'deki "ğ, ü, ş, ı, ö, ç" gibi karaktere özel karakterler için Türkçe dil paketinin yüklü ve seçili olması şart.
- Belge durumu: Yıpranmış, buruşmuş, lekeli veya üzerinde kalemle notlar alınmış belgeler, tanıma doğruluğunu ciddi şekilde düşürür. Ön işleme adımları bu sorunları bir miktar çözebilir. Ancak kaynak belgenin temiz olması çok önemli.
- Doğrulama ihtiyacı: Özellikle zorlu belgelerde %100 doğruluk garantisi vermek zor. Yasal, finansal veya tıbbi verilerde, "insan doğrulama" adımı eklemek gerekli. Bu adımda yazılımın düşük güven skoru verdiği alanlar bir operatörün onayına sunulur.
OCR ile Ne Kadar Doğruluk Beklenmeli?
Doğruluk beklentisi, işlenen belgenin türüne ve kalitesine göre değişiyor. Modern OCR sistemleri ideal koşullar altında yüzde 99'un üzerinde karakter doğruluğuna ulaşabiliyor. Bu, 100 karakterde bir veya daha az hata demek.
Bu oranı olumsuz etkileyen koşullar şunlar:
- Düşük kaliteli girdiler: Buruşuk kağıtlar, faks kopyaları veya düşük çözünürlüklü taramalar doğruluğu yüzde 80-90 aralığına çekebilir.
- El yazısı (ICR): Okunaklı ve blok harflerle yazılmış el yazısında doğruluk yüzde 90'lara ulaşabiliyorken daha karmaşık el yazılarında bu oran %70'lere kadar düşebiliyor.
Karakter Doğruluğu (Character Accuracy) ve Alan Doğruluğu (Field Accuracy) kavramları, doğruluk oranını etkiliyor. Bir faturada 1000 karakterin 990'ını doğru tanımak yüzde 99 karakter doğruluğu demek. Ancak o 10 hatalı karakterin tamamı "Toplam Tutar" alanındaysa, o belge tamamen hatalı işlenmiş oluyor.
İşletmeler için önemli olan, "Toplam Tutar", "Vergi No", "Fatura No" gibi kritik veri alanlarının doğruluğu. AI destekli sistemler bu alanlara odaklanarak işlevsel doğruluğu yükseltebiliyor.
OCR ve AI (Yapay Zeka)
Geleneksel OCR, karakterleri tanımaya odaklanıyordu. Modern OCR ise yapay zeka, makine öğrenimi ve derin öğrenme sayesinde metni anlamayı başarıyor. Yapay zeka, OCR teknolojisini bir karakter tanıma aracından çok akıllı bir veri çıkarma çözümüne dönüştürdü.
- Gelişmiş tanıma: Derin öğrenme modellerinin çalışması, insan beyninin görüntüleri işlemesine benzer. Bu sayede geleneksel yöntemlerin başarısız olduğu karmaşık yazı tiplerini, bozuk görüntüleri ve el yazılarını bile çok daha yüksek doğrulukla tanıyabiliyor.
- Bağlamsal anlama (Contextual understanding): AI, sadece harfleri ve kelimeleri değil, kelimelerin ve cümlelerin belge içindeki anlamını da kavrıyor. "Son İşleme" adımında, Doğal Dil İşleme (NLP) modellerini kullanarak "tc kımlık no", "T.C. No" veya "Kimlik Nimi" ifadelerinin hepsinin aynı veriyi temsil ettiğini anlıyor. Veriyi buna göre etiketliyor.
- Akıllı veri çıkarımı (Intelligent data extraction): AI destekli OCR'ın en büyük farkı burada. Geleneksel OCR, "Toplam Tutar" bilgisinin her zaman sayfanın sağ alt köşesinde olduğunu varsayan şablonlara ihtiyaç duyar. AI destekli OCR ise şablona ihtiyaç duymuyor. Bir belgeye baktığında, "Toplam Tutar" bilgisinin nerede yazdığından bağımsız olarak, bağlamdan yola çıkarak veriyi buluyor. Bu, sistemi esnek ve ölçeklenebilir hale getiriyor.
- Sürekli öğrenme: Sistemler, hata yaptıkça ve insanlar tarafından düzeltildikçe öğrenir. Zamanla daha da akıllanır ve bir sonraki sefer benzer bir belge formatıyla karşılaştığında daha doğru sonuç vermeyi başarır.
Geleneksel OCR ve Yapay Zeka (AI) Destekli OCR Karşılaştırması
Özellik | Geleneksel OCR (Şablon Bazlı) | AI Destekli OCR (Akıllı Veri Çıkarımı) |
Yaklaşım | Kurallara ve sabit şablonlara (template) dayanır. | Makine öğrenimi ve derin öğrenme modellerini kullanır. |
Esneklik | Düşük. Sadece tanımlanmış format ve düzenlerle çalışır. | Yüksek. Farklı format ve düzendeki belgeleri (fatura, sözleşme vb.) anlar. |
Kurulum | Her yeni belge türü için manuel şablon oluşturma gerekir. Zaman alıcıdır. | Genellikle önceden eğitilmiştir. Hızlıca devreye alınabilir. |
Doğruluk | Düşük kaliteli veya bozuk görüntülerde düşüktür. | Düşük kaliteli görüntülerde ve el yazısında daha yüksek doğruluk sağlar. |
Veri Çıkarımı | Konum bazlı (Zonal). "Sağ alttaki kutudan veriyi al" der. | Bağlam bazlı. "Fatura tutarını bul" der, nerede olursa olsun anlar. |
Öğrenme | Statiktir. Hatalarından ders çıkarmaz. | Dinamiktir. İnsan doğrulamalarıyla (HITL) sürekli öğrenir ve gelişir. |
OCR Tarihi
Optik Karakter Tanıma'nın kökleri, bilgisayarların icadından çok öncesine, 1900'lerin başına dayanıyor. İlk patentler, telgraf kodlarını okumak veya görme engellilere okuma yardımı sağlamak gibi spesifik amaçlar için alındı.
OCR’nin tarihteki gelişiminin satır başları şöyle:
- 1914: İrlandalı mühendis Emanuel Goldberg, karakterleri okuyup telgraf koduna dönüştüren bir makine için patent aldı. Bu, OCR'ın bilinen ilk pratik uygulamalarından biri olarak kabul edilir.
- 1950'ler: Teknolojinin ticari olarak uygulanabilir hale gelmesi bu dönemi buldu. 1951'de David H. Shepard, ABD'de kurduğu Intelligent Machines Research Corporation (IMRC) ile ilk ticari OCR sistemlerinden biri olan "Reading Machine"i geliştirdi.
- 1970'ler: Ray Kurzweil, teknoloji tarihinde bir dönüm noktası yarattı. 1974'te, herhangi bir yazı tipini okuyabilen ilk OCR sistemini geliştirdi. Bu sistem, CCD tarayıcı ve metni sese dönüştüren sentezleyici ile birleştirildi ve "Kurzweil Reading Machine" ortaya çıktı.
- 1980'ler ve 1990'lar: Kişisel bilgisayarların ve masaüstü tarayıcıların yaygınlaşması, OCR yazılımlarını ofislere ve evlere taşıdı. Yazılımlar daha ucuz, daha hızlı ve daha erişilebilir hale geldi.
2000'ler - Günümüz: OCR'ın asıl patlaması bu dönemde yaşandı. Dijital kameralar, akıllı telefonlar, bulut bilişim ve yapay zekadaki gelişmeler, OCR'ın doğruluğunu ve erişilebilirliğini katlanarak artırdı. Günümüzde OCR, mobil uygulamalara, bulut servislerine ve kurumsal otomasyon platformlarına entegre olmuş temel bir altyapı hizmeti olarak görev yapıyor.




