Ben ve Akıllı Evim: Bir Karadeniz Kızının Teknoloji Serüveni

Her sabah 6'da aynı şekilde uyanıyorum: Ata'nın sesi akıllı bebek kamerası üzerinden telefonuma bildirim olarak geliyor. Henüz sesini duymadan zaten uyanmış, kahve makinesini uzaktan çalıştırmışım bile. Bunu ilk yaptığımda kendime "Asuman sen ne yaptın?" demiştim, şimdi ise sabahlarım böyle başlamadan olmuyor.

18 yıldır Turkcell'de çalışıyorum ve teknoloji benim işim aslında. Ama itiraf edeyim, evimi akıllı cihazlarla donatmaya başladığımda bile bu kadar hayatımı kolaylaştıracağını bilmiyordum. İki şahane oğlum var: 6 aylık bebeğim Ata ve kreşe giden 4.5 yaşındaki Uzay. Bir de iki kedimiz Dali ve Mila, bir de bana her konuda destek olan muhteşem eşimle küçük evimizde mutlu mutlu yaşıyoruz. Bir de akıllı arabamız var tabii, o da artık ailenin bir parçası! Ve size anlatacağım, bu teknolojiler olmasa bu kadar mutlu olabilir miydim bilmiyorum!

Giresunlu Bir Annenin Modern Maceraları

Giresun'dan İstanbul'a geldim yıllar önce. Annem hâlâ telefonda "kızım ne yapıyorsun sen o cihazlarla?" diye soruyor. Ona her defasında anlatıyorum: "Anne, bunlar olmasaydı hem işimi yapamaz, hem çocuklara bakamaz, hem de kendime vakit ayıramazdım" diyorum. 

Benim Buzdolabım Konuşuyor (Gerçekten!)

Karadeniz'de büyürken annemin mutfakta not defteri tuttuğunu hatırlıyorum. "Ne eksik, ne alınacak" diye yazardı. Şimdi aynı şeyi yapıyorum ama benim defterim dijital! Buzdolabım bana ne eksildiğini söylüyor. İnanır mısınız, ilk defa buzdolabımdan bildirim geldiğinde "ya bu ne saçmalık" demiştim. Şimdi ise onsuz yapamıyorum.

Uzay'ın kreşten sevdiği meyveler, Ata'nın mamaları, eşimin favorileri, Dali ve Mila'nın ödül mamaları... Hepsini takip ediyorum. Marketteyken "acaba yumurta var mıydı?" diye düşünmüyorum artık. Zaten iş çıkışı eve gelirken alışverişı planlıyorum, telefondan buzdolabına bakıp listemi oluşturuyorum. Hem zaman kazanıyorum hem de gereksiz masraf yapmıyorum.

Size bir şey daha söyleyeyim: Buzdolabım bana yoğurdun son kullanma tarihinin yaklaştığını bildirdi geçen hafta. Eskiden o yoğurdu unutur, çöpe atardım. Şimdi israf yok!

İki Çocuk, İki Kedi, Sonsuz Çamaşır

6 aylık bebek, kreşe giden 4.5 yaşında çocuk, iki kedili bir evde çamaşır hiç bitmiyor! Uzay kreşte sürekli kirleniyor. Ata ise daha bebek, günde birkaç kere kıyafet değiştiriyoruz. Bir de Dali ve Mila'nın pati izleri, tüyleri derken çamaşır makinesinin başında yaşıyordum resmen.

Şimdi ise sabah işe giderken çamaşırları atıyorum, öğle molasında ofisten telefonla çalıştırıyorum. Akşam eve geldiğimde çamaşırlar hazır!, ilk defa uzaktan çamaşır makinesi çalıştırdığımda kendimi büyücü gibi hissetmiştim. "Asuman sen neler yapıyorsun!" demiştim kendi kendime.

Bir de elektrik faturalarına çok dikkat ediyorum. Gece ucuz elektrikle çalışacak şekilde programlıyorum. Hem tasarruf ediyorum hem çevreye faydam oluyor.

Herkesin Konforu Ayrı

Ata'nın odasındaki klima benim en hassas olduğum konu. 6 aylık bebek için oda sıcaklığı çok kritik. Gece uyurken bile telefondan kontrol ediyorum, oda sıcaklığı ideal mi diye. Eskiden gece kalkıp odaya gider, kontrol ederdim. Şimdi yataktan bakmam yetiyor.

Uzay sürekli üşüyor, eşim ise sıcakkanlı. Herkesin odasını ayrı ayarlıyorum. Dali ve Mila'nın köşesi de ideal sıcaklıkta. Küçük bir evde yaşıyorum ama herkes kendi konforuna sahip.

Bir otomasyon daha kurdum: Sabah henüz uyanmadan perdeler yavaşça açılıyor, ev ısınmaya başlıyor. Akşam eve yaklaşırken sistem sıcaklığı ayarlıyor. Kışın sıcak, yazın serin bir eve giriyoruz. Bu kadar güzel bir şey var mı?

Akıllı Kameralar: Gözüm Her Yerde

İşte olsam bile evdeki durumu izleyebiliyorum. Ata henüz 6 aylık, onu sürekli merak ederdim, "acaba ağlıyor mu, iyi mi?" diye. Şimdi baktığımda görüyorum, rahatım.

Geçen hafta kameradan baktım, Uzay kreşten gelmiş, küçük kardeşine oyuncaklarını gösterip "bak Ata bunlar senin olacak büyüyünce" diyordu. O anı kaydettim, sonsuza kadar saklayacağım. Teknoloji bazen böyle güzel anları da yakalamamızı sağlıyor işte.

Kapıya biri geldiğinde anında anlıyorum. Kargo geldiğinde "komşuya bırakın" diyebiliyorum. Artık eve koşma derdim yok.

Robot Süpürge: Benim Ev Asistanım

6 aylık bebek, kreşe giden 4.5 yaşında çocuk ve iki kedii biir evde temizlik bitmiyor! Uzay kreşten geldiği zaman, hep bir şeyler dökülüyor. Ata emeklemeye başladığı için ise, her yeri kirletiyor. Bir de Dali ve Mila'nın tüyleri derken eskiden eve gelir, önce temizlik yapardım. Şimdi ise hiç yorulmadan temiz bir eve geliyorum.

Robot süpürgem her gün belirli saatlerde çalışıyor. Dali ve Mila başta çok korkmuşlardı, onlara alıştırdım. Şimdi hatta çalıştırdığımda onlar köşeye çekiliyorlar ve keyifle izliyorlar!

Evin haritasını çıkarttım robota. Uzay'ın odası dağınıksa oraya girmemesini söylüyorum. Köpeklerin yemek alanında yemek saatinden sonra temizlik yaptırıyorum.

Eşim eve geldiğinde "Asuman sen ne zaman temizlik yaptın?" diyor. Gülüyorum, "Yapmadım, teknoloji yaptı" diyorum.

Hava Kalitesi: Çocukların Sağlığı Öncelik

Pandemi sonrası hava kalitesine çok dikkat eder oldum. Özellikle Ata henüz 6 aylık, bağışıklık sistemi daha güçlü değil. Akıllı hava temzileyicisini koydum, sürekli CO2, nem ve hava kalitesini ölçüyorum. Gerektiğinde bir şey yapmadan sistem devreye giriyor.

Dali ve Mila'nın tüylerinin havada kalmamasını istiyorum. Hava temizleyicim sürekli çalışıyor. Sistem bana ne zaman filtre değiştireceğimi söylüyor, onu yapıyorum.

İstanbul'da yaşıyorum, hava kirliliği bazı günler kötü oluyor. Sistem bana "bugün pencere açma" diyor, açmıyorum. Çocukların sağlığı her şeyden önemli, buna çok dikkat ediyorum.

Akıllı Arabam: Dördüncü Alanım

Size arabamızdan bahsetmedim daha! Sabah kreşe giderken Uzay'ı bırakıyorum, sonra işe gidiyorum. Akıllı arabam sayesinde çok rahatım. Kışın sabah arabayı uzaktan ısıtıyorum, Uzay üşümeden biniyor. Yazın ise serinletiyorum.

Arabanın konumunu her zaman biliyorum. Eşim alışverişe gittiğinde nerede olduğunu görebiliyorum. Yakıt durumunu da takip ediyorum, yakıt bitince telefondan bildirim alıyorum.

En sevdiğim özellik ise güvenlik sistemi. Park ettiğimde araba kilitlendiğini bildiriyor. Birileri arabaya yaklaşırsa anında haberim oluyor. Özellikle Uzay'ı kreşe bıraktıktan sonra arabayı orada bırakırken çok rahatım.

Bir de arabada unutulan eşyaları da görebiliyorum. Geçen hafta Uzay'ın çantasını arabada unutmuştuk, sistem bana bildirdi. Arabadaki kameralardan bakıp gördüm.

Zorluklar da Yaşadım Tabii

Başta çok zorlandım, itiraf edeyim. Her cihazın ayrı uygulaması vardı. Eşim "Asuman, sen bu işe gireceksen sonuna kadar gir" dedi. Araştırdım, öğrendim, entegre ettim. Şimdi çoğu şeyi tek yerden kontrol ediyorum.

"Tamam Google, ışıkları kapat" dediğimde Uzay çok eğleniyor. "Anne robot gibisin" diyor. Gülüyorum, "Sen de öyle olacaksın büyüyünce" diyorum.

Bir gün internet çöktü, hiçbir şey çalışmadı. O gün fark ettim, ne kadar bağımlı olmuşuz. Ama sonra düşündüm, eskiden elektrik kesildiğinde de hiçbir şey çalışmıyordu. Bu da aynı şey.

Küçük Evde Büyük Verim

Küçük bir evde yaşıyorum ama verimli kullanıyorum. Her metrekareyi optimize ettim. Robot süpürge sayesinde fazladan süpürge almıyorum, yer kaplamıyor.

Dali ve Mila'nın otomatik mama kabı var. Tatile çıktığımda bile onlar için rahatım. Kameradan kontrol ediyorum, uzaktan mama veriyorum. Ne güzel değil mi?

Sabah Rutinlerim: Teknoloji Sayesinde Kaos Değil

Size sabah rutinlerimi anlatayım. Ata ağlamaya başlıyor, kameradan görüyorum. Kalkmadan önce kahve makinesini çalıştırıyorum. Uzay'ın odasının klimasını ayarlıyorum ki kalktığında üşümesin.

Mutfağa gittiğimde kahvem hazır. Ata'yı alırken Uzay'ın kreş çantasını hazırlıyorum. Arabayı uzaktan ısıtıyorum. Evden çıkarken robot süpürgeyi çalıştırıyorum, eve geldiğimizde temiz olacak.

Kreşe giderken Uzay arabada oyun oynuyor, trafikte stres yapmıyorum çünkü GPS en uygun yolu gösteriyor. Uzay'ı kreşe bıraktıktan sonra işime gidiyorum. Arabayı park ediyorum, güvenlik sistemi devrede.

Akşamlar: Teknoloji Sayesinde Aile Zamanı

Akşam işten çıktığımda eve yaklaşırken ev ısınmaya başlıyor. Uzay'ı kreşten alıyoruz, eve geldiğimizde ev sıcacık. Ata uyanmış, oyun oynuyor. Kameradan görmüşüm zaten.

Yemek yaparken Uzay oyuncaklarıyla oynuyor. Robot süpürge zaten temizlemiş, rahatça yemek yapıyorum. Ata emekleme alanında oynarken onu kameradan kontrol ediyorum.

Yemekten sonra eskiden çamaşırları kuruyordum, şimdi kurutma makinesi yapıyor. Çocuklarla vakit geçiriyorum. 

Sonuç: Teknoloji Hayatımı Değiştirdi

Size şöyle  söyleyeyim, nesnelerin interneti hayatımı değiştirdi. Çalışan bir anneyim, 6 aylık bebeğim ve kreşe giden çocuğumla hem işimi yapıyor, hem anneyim. Kazandırdığı zaman paha biçilemez. Ama asla unutmuyorum: Teknoloji araç, amaç değil.

Bu cihazlar sayesinde Uzay ile kreşten geldiğinde kaliteli vakit geçirebiliyorum. Ata ile oynarken temizlik derdim yok. Eşimle akşamları daha kaliteli vakit geçirebiliyorum.

Size tavsiye vereyim: Akıllı asistan, akıllı priz ve robot süpürge ile başlayın. Sonra ihtiyacınıza göre genişletin. Her yeni cihaz almadan önce kendinize "Bu gerçekten işimi kolaylaştıracak mı?" diye sorun.

Giresun'dan geldim, annem "ihtiyaç yok bunlara" derken büyüdüm. Ama şimdi görüyorum ki, ihtiyaç sadece temel şeyler değil. Zamandan, enerjiden tasarruf ediyorum, stresim azalıyor. 6 aylık bebek ve kreşli çocukla bu teknolojiler olmasaydı çok daha yorgun olurdum.

Teknoloji sayesinde hem başarılı bir kariyer sürdürüyorum, hem iyi bir anne oluyorum, hem de kendime vakit ayırabiliyorum. İşte benim için nesnelerin interneti budur: Hayatı dengelemek, mutluluğu maksimize etmek.

Merak ediyorum, siz de evde akıllı cihaz kullanıyor musunuz?