Kullanılan elektronik cihazların sayısı hızla artıyor ve bu cihazlar ömürleri dolduğunda "e-atık" oluyor. Bu durum gezegen için ciddi bir tehlike yaratırken, aynı zamanda inanılmaz bir kaynak israfı anlamına geliyor. Geri dönüşüm ise bu tehlikeyi bir fırsata çevirmenin anahtarını oluşturuyor.
Akıllı telefonlar, bilgisayarlar, giyilebilir teknolojiler… Hepsi iletişimi, çalışmayı, eğlenceyi dönüştürüyor. Dijitalleşmenin hayatın her anını yeniden tanımladığını söylemek mümkün. Ancak bu hızlı teknolojik ilerlemenin bir de görünmeyen yüzü var ki o da kullanım ömrünü tamamlamış cihazlar.
Elektronik atık, daha kısa ifade etmek gerekirse e-atık, bugün dünyada en hızlı büyüyen atık akışı. Bu atıkların doğru yönetilmemesi hem çevre hem de insan sağlığı için ciddi riskler taşıyor. Sizin için hazırladığımız bu rehberde elektronik atık nedir, neden ciddi bir sorun teşkil eder ve bu sorunun nasıl yönetilmesi gerekir tüm detaylarıyla inceledik.
Elektronik Atık Nedir?
Elektronik atık, uluslararası terminolojide "WEEE" (Waste Electrical and Electronic Equipment) olarak biliniyor. Bu terim, pille veya fişle çalışan, kullanım ömrü sona ermiş tüm cihazları kapsıyor. Basit bir şarj kablosundan devasa endüstriyel sunuculara kadar bozulmuş, modası geçmiş veya artık kullanılmayan her türlü elektronik eşya elektronik atık tanımının içine giriyor.
E-atık, sıradan evsel atıklardan temel bir farkla ayrılıyor. Bileşimi içinde altın, gümüş, paladyum, bakır gibi ekonomik değeri yüksek, geri kazanılabilir materyaller bulunuyor. Aynı zamanda cıva, kurşun, kadmiyum gibi son derece zehirli ve kalıcı kirletici maddeler de barındırıyor. Bu karışım, e-atık yönetimini hem çok zorlu hem de çok kritik bir iş haline getiriyor.
E-Atık Kapsamına Giren Ürünler Nelerdir?
E-atık kategorizasyonu, uluslararası standartlarda genelde 6 ana başlık altında toplanıyor. Bu sınıflandırma, atıkların toplanma ve işlenme süreçlerini optimize etmeyi hedefliyor:
E-Atık (WEEE) Ana Kategorileri
Kategori No | Kategori Adı | Örnek Cihazlar |
1 | Sıcaklık Değişim Ekipmanları | Buzdolapları, dondurucular, klimalar, ısı pompaları. |
2 | Ekranlar ve Monitörler | Televizyonlar, bilgisayar monitörleri, laptop ekranları, tabletler. |
3 | Lambalar ve Aydınlatma | Floresan lambalar, yüksek yoğunluklu deşarj lambaları, LED lambalar. |
4 | Büyük Ekipmanlar | Çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, fırınlar, büyük yazıcılar. |
5 | Küçük Ekipmanlar | Elektrikli süpürgeler, tost makineleri, su ısıtıcıları (kettle), kameralar. |
6 | Küçük Bilişim ve Telekomünikasyon | Cep telefonları, GPS cihazları, yönlendiriciler (router), şarj aletleri, kablolar. |
Günlük Hayatta En Sık Oluşan Elektronik Atık Türleri Hangileridir?
Günlük yaşamda elektronik atıklarla en çok küçük cihazlarda karşılaşılıyor. Çekmecelerde unutulmuş eski cep telefonları, çalışmayan şarj cihazları, düğümleri çözülemeyen kulaklıklar, kablolar hepsi bu grubun başında geliyor. Hızla eskiyen dizüstü bilgisayarlar, tabletler ve artık kullanılmayan televizyonlar da ciddi bir hacim kaplıyor.
Mutfak aletleri de sessiz bir e-atık kaynağı oluşturuyor. Bozulmuş kahve makineleri, mikserler, su ısıtıcıları, mikrodalga fırınlar sıkça atığa dönüşüyor. Saç kurutma makineleri, elektrikli diş fırçaları gibi kişisel bakım ürünleri ve oyuncaklar da bu kategoriye dahil. Bu küçük ama hacimli atıklar, evsel çöpe karışma riski en yüksek olan grup. Bu durum tehlikeli maddelerin doğrudan doğaya karışmasına kapı aralıyor.
Elektronik Atıklar Neden Sorun Oluşturur?
E-atıkların temel sorunu içerdikleri karmaşık yapı. Peki, bu ne demek? Bir cihaz, aynı anda hem metaller hem de toksinler barındırıyor. Bu ikili yapı titiz bir yönetimi zorunlu kılıyor. Bu atıklar doğru tesislerde işlenmedikleri zaman çevresel bir felakete, ciddi bir halk sağlığı tehdidine dönüşebiliyor. Özetle, elektronik atıkların oluşturduğu tek sorun kapladıkları yer değil. Asıl tehlike, toprağa, suya ve havaya sızdırdıkları o ağır kimyasal yükten geliyor.
Çevresel Etkileri Nelerdir?
Elektronik atıklar düzensiz depolama sahalarına atıldığında, çevresel tahribat başlıyor. Yağmur suları, cihazların içindeki ağır metalleri ve toksinleri çözüyor. Bu zehirli sızıntı suyu yer altı su kaynaklarına ve toprağa karışıyor. Kurşun ve cıva gibi maddeler toprağın yapısını bozuyor, tarımsal verimliliği düşürüyor, su kaynaklarını içilemez hale getiriyor.
Bir diğer büyük tehlike ise kontrolsüz yakma işlemleri. Değerli metalleri elde etmek için yapılan bu yasa dışı işlemler sırasında, cihazların plastik aksamları ve bromlu alev geciktiriciler yanıyor. Bu yanma havaya dioksin ve furan gibi bilinen en kanserojen bileşikleri salıyor. Bu kirleticiler hava akımlarıyla yüzlerce kilometre uzağa taşınabilir, solunum yolu hastalıklarına zemin hazırlayabilir.
İnsan Sağlığı Üzerindeki Riskleri Neler?
E-atıklardaki toksik maddeler, insan sağlığına doğrudan ya da dolaylı yollardan etki ediyor. Bu maddelere maruz kalmak, özellikle geri dönüşümün ilkel yöntemlerle yapıldığı bölgelerde, ciddi meslek hastalıklarını tetikliyor. En büyük riski ise çocuklar taşıdığı biliniyor. Çocukların gelişimi devam eden sinir sistemleri, bu kimyasallara karşı yetişkinlere kıyasla çok daha savunmasız oluyor.
E-Atıklardaki Başlıca Toksinler ve Sağlık Etkileri
Toksik Madde | Bulunduğu Yerler | Sağlık Üzerindeki Potansiyel Etkileri |
Kurşun (Pb) | Lehimler, CRT monitör camları, bataryalar | Sinir sistemi hasarı (nörotoksisite), çocuklarda zeka gelişimi sorunları, böbrek hasarı. |
Cıva (Hg) | Düz ekran monitörlerdeki aydınlatmalar, floresan lambalar, bazı piller | Beyin ve böbrek hasarı, sinir sistemi bozuklukları, fetal gelişim sorunları. |
Kadmiyum (Cd) | Şarj edilebilir piller, bazı sensörler | Böbrek yetmezliği, kemik erimesi, solunum yolu sorunları. |
Bromlu Alev Geciktiriciler (BFR) | Devre kartları, plastik kasalar | Tiroid fonksiyon bozuklukları, hormonal sistemde bozulmalar, karaciğer sorunları. |
E-Atıklar Neden Diğer Atıklardan Daha Tehlikelidir?
Bir e-atığı, plastik şişeden veya kağıt atıktan ayıran temel faktör, içerdiği tehlikeli madde konsantrasyonu. Çünkü tek bir cep telefonu, periyodik cetveldeki 60'tan fazla elementi içerebiliyor. Bu yoğun kimyasal karışımın doğada kendi kendine yok olması mümkün değil.
Ayrıca e-atıklar hızla eskiyen ürünleri oluşturuyor. Teknoloji sürekli bir yenileme döngüsü içinde olduğundan modası geçtiği için atılan, aslında çalışır durumda olan cihazların sayısını da hızlı bir şekilde artırabiliyor. Bu hızlı tüketim kültürü, e-atık dağlarının diğer atık türlerinden çok daha hızlı büyümesine neden oluyor.
Editörün Notu: Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsünün (UNITAR) 2024 Global E-atık Monitörü raporu durumun ciddiyetini net bir şekilde ortaya koyuyor. Sadece 2022 yılında dünya genelinde 62 milyon ton e-atık üretildi. Bu veri gezegendeki her insan için yaklaşık 7.8 kg atık anlamına geliyor. Asıl endişe verici olan ise bu atıkların belgelenmiş toplama ve geri dönüşüm oranının sadece yüzde 22,3'te kalması. Geriye kalan yüzde 77,7'lik devasa kısım düzensiz depolanıyor, yasa dışı ticareti yapılıyor ya da kayıtlara hiç girmiyor. Bu durum milyarlarca dolarlık değerli ham maddenin israf edilmesi ve ciddi bir çevresel kirlilik demek.Elektronik Atık Dönüşümü Nasıl Yapılır?
Elektronik atık geri dönüşümü, kentsel madencilik olarak da adlandırılan çok aşamalı bir süreci ifade ediyor. Temel amaç, tehlikeli bileşenleri güvenle bertaraf etmek ve değerli materyalleri maksimum verimlilikle geri kazanmak. Bu süreç, lisanslı ve modern tesislerde yürüyor.
Toplama, Ayrıştırma ve Geri Kazanım Süreci Nasıl İşler?
Süreç temelde dört adımda ilerliyor:
- Toplama: Süreç, atıkların tüketicilerden toplanmasıyla başlıyor. Belediyelerin atık getirme merkezleri, Turkcell mağazaları gibi perakendecilerin geri alma programları veya özel toplama kampanyaları bu işin ilk halkasını oluşturuyor.
- Manuel ayrıştırma: Tesise gelen cihazlar önce türlerine göre ayrılıyor. Sonra sıra kritik bir aşama olan manuel söküme geliyor. Bataryalar, piller, kartuşlar, cıva içeren lambalar gibi tehlikeli veya yanıcı bileşenler burada, elle dikkatlice çıkarılıyor.
- Mekanik işleme: Tehlikeli kısımlarından arındırılan cihazlar, devasa parçalayıcılara giriyor ve küçük parçalara ayrılıyor. Bu parçalanmış karışım, ardından bir dizi ayırma teknolojisinden geçiyor. Mıknatıslar demir ve çeliği çekerken Eddy akımı (girdap akımı) da alüminyum ve bakırı ayırıyor. Su veya hava bazlı sistemler de plastik ve camı yoğunluk farkına göre ayrıştırıyor.
- Geri kazanım ve arıtma: Artık ayrıştırılmış ham maddeler son aşamaya hazır. Plastikler eritilip granül haline getiriliyor. Bakır, alüminyum gibi metaller izabe tesislerinde eritilerek saf külçelere dönüşüyor. Özellikle değerli devre kartları içindeki altın, gümüş, paladyum gibi metalleri kurtarmak için gelişmiş kimyasal veya elektroliz süreçlerinden geçiyor.
Hangi Malzemeler Yeniden Kullanılabilir veya Geri Dönüştürülebilir?
Eski elektronik cihazlara çöp olarak bakmak, yapılabilecek en büyük hatalardan biri. Aslında bu cihazlar modern dünyanın en zengin ve yoğunlaştırılmış maden yatakları. "Kentsel madencilik" kavramı tam da bunu ifade ediyor: Şehirlerde biriken atıklardan, kilometrelerce derine inip toprağı kazmaktan çok daha verimli bir şekilde kaynak çıkarmak. Bu noktada rakamlar gerçekten çarpıcı sonuçlar sunuyor. Bir ton atık devre kartı, bir ton ham maden cevherinden katbekat fazla altın veya gümüş içerebiliyor.
Peki, bu karmaşık cihazların içinden tam olarak neler kurtarılıyor? Listenin başını elbette metaller çekiyor. Karmaşık görünen yeşil devre kartlarının içinde, miligram düzeyinde de olsa stratejik öneme sahip değerli metaller bulunuyor. Kabloların ve motorların içindeki bakır ile cihazların kasalarında kullanılan alüminyum, geri dönüşüm endüstrisinin adeta belkemiğini oluşturuyor. Bunların hemen ardından, özellikle bataryalardan elde edilen lityum ve kobalt gibi kritik ham maddeler geliyor. Metallerin ötesinde, cihaz kasalarını oluşturan farklı türdeki plastikler ayrıştırılıp granül hale getiriliyor ve ekranlardan elde edilen cam da yeniden işleme alınıyor.
Evde veya Ofiste E-Atık Nasıl Teslim Edilir?
Bireylerin bu süreçteki rolü, atıkları doğru noktaya teslim etmekle başlıyor. E-atıklar kesinlikle evsel çöp kutusuna atılmamalı. Bunun yerine izlenecek çeşitli yollar bulunuyor:
- Belediyelerin atık getirme merkezleri: Birçok belediye, ilçe sakinleri için belirlenmiş e-atık toplama noktaları veya mobil toplama araçları hizmeti sunuyor.
- Üretici/perakendeci geri alma programları: Teknoloji mağazaları ve operatörler, "Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu" yasası kapsamında eski cihazları geri almak durumunda. Örneğin; Turkcell mağazaları bu konuda kilit bir toplama noktası görevi görüyor.
- Lisanslı tesisler: Ofis bilgisayarları, sunucular gibi büyük miktarda kurumsal atıklar söz konusu olduğunda doğrudan Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisanslanmış geri dönüşüm tesisleriyle iletişime geçmek en doğru adım oluyor.
E-Atık Dönüşümü Neden Bu Kadar Kritik?
E-atık dönüşümü sadece bir çevre temizliği faaliyeti değil. Aynı zamanda ekonomik, sosyal ve stratejik bir zorunluluk olarak kabul ediliyor. Doğru uygulandığında kaynakları koruyor, enerji tasarrufu sağlıyor ve ekonomiye katkıda bulunuyor.
Doğal Kaynakları Korumak ve Enerji Tasarrufu Sağlamak
Kentsel madencilik terimi tam da bu başlığı ifade ediyor. Bir ton cep telefonundan elde edilebilecek altın miktarı, bir ton altın madeni cevherinden elde edilebilecek miktardan katbekat fazla olabiliyor. Geri dönüşüm, yeni ham madde çıkarmak için doğanın tahrip edilmesini engelliyor.
Enerji tasarrufu boyutu ise çarpıcı sonuçlar sunuyor. Geri dönüştürülmüş alüminyum kullanmak, sıfırdan boksit madeninden alüminyum üretmekten yaklaşık yüzde 95 daha az enerji gerektiriyor. Geri dönüştürülmüş bakır için bu oran yüzde 85-90 civarında. Yani daha az enerji, daha az fosil yakıt tüketimi anlamına geliyor.
Karbon Ayak İzini Azaltmak
E-atık dönüşümünün iklim değişikliğiyle de doğrudan bir ilişkisi var. Madencilik ve ham madde işleme, en çok sera gazı salan sektörlerden. Geri dönüşüm sayesinde bu enerji yoğun süreçler atlandığı için ciddi bir karbon emisyonu azaltımı sağlanıyor. Ayrıca atıkların çöplüklerde çürümesi sırasında açığa çıkan metanın da önüne geçilmiş oluyor.
Ekonomik ve Sosyal Katkılar
E-atıkların yönetimi, kendi ekonomisini de yaratıyor. Bu süreç atıkların toplanmasından lojistiğine, yüksek teknoloji gerektiren tesislerde ayrıştırılmasına kadar her aşamada yeni iş alanları açıyor. "Yeşil yakalı" olarak tabir edilen bu istihdam, ekonomiye doğrudan bir hareket getiriyor. Bununla birlikte, asıl büyük kazanç belki de görünmeyen tarafta diyebiliriz.
Bu zehirli maddelerin doğaya karışmasını engellemek, gelecekte toplumun üstleneceği devasa sağlık harcamalarını en baştan önlemek anlamına geliyor. Ayrıca, topraktan çıkarmak yerine atıktan geri kazanılan her bir gram değerli metal ve ham madde ithalatına olan bağımlılığı azaltarak ülke ekonomisinde kalıyor.
Türkiye’de Elektronik Atık Yönetimi Nasıl Yapılıyor?
Türkiye, e-atık yönetimi konusunda Avrupa Birliği müktesebatına uyumlu yasal düzenlemelere geçti. Süreç, "Kirleten Öder" ve "Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu" ilkeleri üzerine kurulu.
Yasal Düzenlemeler
Türkiye'de elektronik atık yönetimi net kurallara bağlı olarak işliyor. Mevzuat, Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu ilkesi üzerine işliyor. Kısaca, bir elektronik ürünü piyasaya süren üretici veya ithalatçı firma, o ürün atık haline geldiğinde toplanmasından ve geri dönüştürülmesinden yasal olarak sorumlu tutuluyor. Bu sistem firmaları hem maliyetleri karşılamaya hem de T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın belirlediği yıllık toplama hedeflerini tutturmaya mecbur kılıyor.
Lisanslı E-Atık Toplama Merkezleri ve Geri Dönüşüm Tesisleri
E-atıkların işlenmesi, özel uzmanlık ve teknoloji gerektiren bir alan. Türkiye'de bu işlemi yalnızca T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından AEEE işleme lisansı almış tesisler yapabiliyor. Bu tesislerin, tehlikeli maddelerin çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesini ve geri kazanımın en yüksek verimlilikle yapılmasını sağlayacak standartlara uyması şart.
Bireylerin Sorumlulukları ve Doğru Atık Teslimi
Yasal düzenlemeler kadar bireysel farkındalık da kilit bir role sahip. Vatandaşların temel sorumluluğu, elektronik atıkları asla normal çöp kutusuna atmamak. Belediyelerin belirlediği atık getirme merkezlerini kullanmak, kampanyalara katılmak ve teknoloji alışverişi yaparken eski cihazları iade etme seçeneklerini sormak, sistemin işlemesi için büyük değer taşıyor.
Şirketler için Elektronik Atık Yönetimi
Ofisler, teknolojinin en yoğun kullanıldığı yerler. Bilgisayarlar, sunucular, yazıcılar, telekomünikasyon ekipmanları sürekli yenileniyor. Bu nedenle kurumsal e-atık yönetimi, sürdürülebilirliğin temel taşlarından biri.
Kurumsal E-Atık Politikaları ve Yeşil Ofis Uygulamaları
Kurumsal tarafta "Yeşil BT" (Green IT) yaklaşımı giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu, sadece enerji tasarruflu cihazlar satın almanın ötesinde bir düşünce yapısı. Ofislerin cihazların kullanım ömrü bittiğinde ne olacağının planını en baştan yapmaları gerekiyor.
Bir ofisi "yeşil" yapan unsur, atıkları doğru ayırmakta gizli oluyor. "Bozuldu at" yerine "tamir et" anlayışını yerleştirmek ve en kritik olarak bu e-atıkları yanlış merkezlere değil lisanslı geri dönüşüm tesislerine göndermek, yeşil ofislerin olmazsa olmazı haline geliyor.
Teknoloji Şirketlerinin Geri Dönüşüm Stratejileri
Turkcell gibi teknoloji ve iletişim şirketleri, bu döngüde merkezi bir konumda. Bu şirketler hem büyük miktarda teknolojik altyapı kullanıyor hem de milyonlarca müşteriye cihaz satışı yapıyor. Sorumlu şirketler, kapsamlı geri alma programları düzenliyor. Müşterilerin eski telefonlarını, modemlerini veya tabletlerini mağazalara getirmelerini teşvik ediyor. Bu cihazlar ya yenilenerek ekonomiye geri dönüyor ya da lisanslı tesislere gönderilerek geri dönüştürülüyor.
Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Bağlantısı
E-atık yönetimi, doğrusal ekonomi (al-kullan-at) modelinden döngüsel ekonomi (al-kullan-on-dönüştür-yeniden kullan) modeline geçişin en somut örneği. Sürdürülebilirlik hedefi belirleyen şirketler için e-atık bir maliyet kalemi değil, bir kaynak olarak görülüyor. Atıktan değer elde etmek şirketin karbon ayak izini azaltıyor, marka itibarını güçlendiriyor ve kaynak verimliliği sağlıyor.
Elektronik Atıkları Azaltmak için Neler Yapılabilir?
En iyi atık yönetimi atığı hiç oluşturmamak. Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür (Reduce, Reuse, Recycle) hiyerarşisinde önceliğin her zaman "Azalt" ilkesinde olması öneriliyor.
Daha Uzun Ömürlü Ürün Kullanımı
Tüketim alışkanlıklarını sorgulamak ilk adımı ifade ediyor. Yeni bir cihaz almadan önce "Gerçekten ihtiyacım var mı?" sorusunu sormak önem taşıyor. Alım kararı verildiğinde ise ucuz ve çabuk bozulan ürünler yerine dayanıklı, kaliteli ve uzun ömürlü olduğu bilinen markalar tercih edilmesi kritik. Cihazları koruyucu kılıflar ve ekran koruyucularla kullanmak da fiziksel ömürlerini uzatmaya yardımcı oluyor.
Onarım, Yeniden Kullanım ve Bağış Seçenekleri
Bir cihaz bozulduğunda hemen yenisini almak yerine onarım seçeneklerini araştırmak öneriliyor.. Tamir hakkı hareketi, üreticilerin yedek parça ve onarım kılavuzlarını erişilebilir kılmasını savunuyor. Cihaz çalışır durumdaysa ancak artık ihtiyaç duyulmuyorsa ikinci el pazarında satılabilir, aile içinde başka birine verilebilir veya ihtiyaç sahiplerine ulaştıran sivil toplum kuruluşlarına bağışlanabilir. Yenilenmiş cihaz satın almak da hem daha ekonomik hem de çevreci bir tercih olabilir.
Tüketim Alışkanlıklarında Bilinçli Tercihler
Tüketiciler şeffaf sürdürülebilirlik politikaları yürüten, geri dönüşüm programları uygulayan ve ürünlerinde geri dönüştürülmüş malzeme kullanan markaları destekleyerek bilinçli tercihler yapabilir. USB-C gibi evrensel şarj standartlarını destekleyen ürünleri seçmek de kablo ve adaptör atığını azaltmanın basit ama etkili bir yolu olarak uygulanabilir.
Geleceğe Bakış: E-Atık Dönüşümünde Yeni Teknolojiler
E-atık sorunu büyüdükçe, çözüm için geliştirilen teknolojiler de ilerliyor. Yapay zeka, robotik ve Nesnelerin İnterneti (IoT), geri dönüşüm süreçlerini daha verimli, daha güvenli hale getirmeye başlıyor.
Akıllı Atık Yönetimi Sistemleri
IoT sensörleriyle donatılmış akıllı e-atık konteynerleri, doluluk oranlarını anlık merkeze bildirerek toplama rotalarını optimize ediyor. Bu, toplama kamyonlarının yakıt tüketimini ve karbon salımını azaltıyor. Dijital platformlar, atığın kaynağından tesis'e kadar olan yolculuğunu takip ederek şeffaflık sağlıyor.
Yapay Zeka ve Robotik Ayrıştırma Teknolojileri
E-atık ayrıştırma manuel yapıldığında yavaş ve tehlikeli bir iş. Yeni nesil tesislerde, yapay zeka destekli kamera sistemleri, konveyör bandı üzerindeki küçük parçaları saniyede binlerce kez tarayarak tanıyor. Robotik kollar pil, değerli devre kartları, farklı plastik türleri gibi parçaları insan elinden çok daha hızlı ve hatasız bir şekilde ayırıyor.
Sıfır Atık Hedefinde Dijital Dönüşümün Rolü
Gelecekte, dijital ürün pasaportları gibi kavramlar öne çıkacak. Bu, her cihazın üretiminden itibaren hangi materyalleri içerdiğini, nasıl onarılacağını ve ömrü bittiğinde nasıl geri dönüştürüleceğini belirten dijital bir kimliğe kavuşması anlamına geliyor. Bu şeffaflık, sıfır atık hedefine dayalı tam döngüsel bir ekonomi için zemin hazırlıyor.
Tekno Atıkları #EğitimeDönüştür
Kurumsal sorumluluğu teknolojiyle birleştiren Turkcell, elektronik atık sorununa yönelik somut çözümler sunuyor. "Tekno Atıkları Eğitime Dönüştür" projesi, bu yaklaşımın en güzel örneklerinden biri. Proje, bireylerin ve kurumların kullanmadıkları elektronik atıkları kolayca geri dönüşüme kazandırmalarını sağlarken, buradan elde edilen geliri eğitim ihtiyacı olan çocuklar için bir desteğe dönüştürüyor.
Tekno Atıkları #EğitimeDönüştür projesi kapsamında kullanıcılar, eski cep telefonlarını, tabletlerini, modemlerini veya aksesuarlarını Turkcell mağazalarına bırakabilir. Belirli bir hacmin üzerindeki atıklar için ücretsiz kargo veya adresten alım seçenekleri de mevcut. Toplanan bu atıklar, lisanslı geri dönüşüm tesislerinde güvenli bir şekilde işleniyor. Bu süreçten elde edilen ekonomik değer, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) aracılığıyla çocukların eğitimine katkı olarak geri dönüyor. Turkcell, bu proje sayesinde bugüne kadar yüzlerce ton elektronik atık topladı; böylece hem çevreyi korumaya destek oldu hem de binlerce çocuğun eğitim hayatına ışık tuttu.
Geleceğin daha temiz ve sürdürülebilir olması, teknolojiyi nasıl tükettiğimizle başlıyor. Eski cihazlarınızı doğru şekilde geri dönüştürerek hem çevreyi koruyabilir hem de döngüsel ekonomiye katkıda bulunabilirsiniz. Turkcell mağazalarına getirilen eski cihazlar, bu döngünün en güvenli şekilde işlenmesine katkı sağlıyor. Siz de teknolojiyi sorumlu kullanmak için adımınızı bugün atın.




